Şehzadeler Şehrinden Lale Devrine: Manisa ve Çiçeklerin Hikâyesi

Manisa'da yaşıyorsanız bahar sizin için iki şeyle gelir: Sultan Camii'nin minarelerinden saçılan mesir macunu ve vitrinleri dolduran laleler. Bu yazıda şehrimizin tarihini ve çiçeklerle bağını kısaca anlatıyoruz.
Şehzadelerin yetiştiği şehir
Manisa'ya “Şehzadeler Şehri” denmesinin bir nedeni var. Osmanlı döneminde tahta çıkacak şehzadeler yönetimi öğrenmek için sancaklara gönderilirdi. Manisa, kaynaklara göre yaklaşık 1410–1595 yılları arasında bu şehzade sancaklarının en önemlilerinden biriydi. Burada görev yapan şehzadelerin en tanınmışı, babası Yavuz Sultan Selim tarafından 1513'te Manisa'ya gönderilen Şehzade Süleyman'dır. Süleyman 1520'de tahta çıkana kadar annesi Hafsa Sultan'la birlikte Manisa'da yaşadı. Tarihe ise Kanuni Sultan Süleyman olarak geçti.
Mesir: Bir şifa hikâyesinden UNESCO listesine
Rivayete göre Hafsa Sultan Manisa'da hastalanır. Sultan Camii Medresesi'nin başındaki Merkez Efendi (Merkez Muslihiddin Efendi), onlarca bitki ve baharattan bir macun hazırlar. Macunla iyileşen Hafsa Sultan, macunun her yıl halka dağıtılmasını ister. Böylece her bahar, Nevruz zamanında Sultan Camii'nin kubbe ve minarelerinden mesir saçma geleneği başlar.
Bu gelenek yüzyıllardır sürüyor. Mesir Macunu Festivali 2012'de UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne alındı. Mesir'in ilk ne zaman hazırlandığına dair kaynaklar farklı yıllar verse de festival bugün de her mart ayında binlerce kişiyi Manisa'ya topluyor.
Osmanlı'nın lale tutkusu
Lale, Osmanlı süsleme sanatının en sevilen motiflerinden biridir. Çinilerde, kumaşlarda ve minyatürlerde karşımıza çıkar. Bugün tanıdığımız lalelerden farklı olarak “İstanbul lalesi” denen form ince gövdeli, badem biçimli ve sivri taç yapraklıydı. Kanuni döneminde İstanbul'a gelen elçi Busbecq'in lale soğanlarını Avrupa'ya göndermesi, lalenin Batı'da tanınmasında rol oynadı.
18. yüzyılın başındaki 1718–1730 dönemine bugün “Lale Devri” diyoruz. Ancak bu adı dönemin kronikleri vermedi. Ad çok sonra, 20. yüzyılda Yahya Kemal ve Ahmet Refik'in sohbetlerinde doğdu. Dönemin lale merakı o kadar büyüktü ki nadir türlerin fiyatlarına devlet müdahale etti.
Bugün Manisa'da lale
Lale bir ilkbahar çiçeğidir. Kesme lale çiçekçilerde en çok şubat–nisan arasında bulunur. Mesir zamanında sevdiklerinize göndereceğiniz bir lale buketi hem baharı hem de bu şehrin hikâyesini taşır. Küçük bir ipucu: Lale vazoda uzamaya ve ışığa doğru kıvrılmaya devam eder. Bu yüzden saplarını vazodan biraz kısa kesin.



